medeniyetimiz - Yunus Emre

 
medeniyetimiz
Ana Sayfa
Ahilik
Arif Molu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
Dede Korkut Destanları
Ders Ders Bakmayın
Diline Sahip Ol!
Ebru
Güzel Dinimiz
Geleneğin Gücü
Hat
Kişisel Gelişim
Kuş Evleri
Kültür ve Medeniyet Kavramları
Lale ve Gül
Minyatür
Mizah
Müzik
Nevruz
Oğuz Kağan'ın Torunları
Osmanlı Medeniyeti
Örnek Şahsiyetler
=> Şeyh Şamil
=> Ahi Evran
=> Şah-ı Nakibendi
=> İmam Gazali
=> Aziz Mahmud Hüdai
=> Merkez Efendi
=> Yunus Emre
=> Mevlana
=> 2. Abdülhamid Han'ın Projeleri
=> Efkan Doğan logo çalışmaları
=> Efkan Doğan logo, afiş 2
Pardus
Problemler ve çözümleri‏
Projelerim
Sayokan , Spor ...
Sosyal Sorumluluk Projesi
Şiiristan
Tıp
Türk Birliği
Türk Piramitleri
Veli Kitabı
Güzel Siteler
Yabancı Ülkelerdeki Türk Milletvekilleri
Türk Lirası'nın simgesi
Ziyaretçi Defteri
Kemal Sunal Filmleri Özelinde Eski Türk Filmlerinin Zararları
Yerli-Milli Yazılımlar
   





 



  YUNUS EMRE 
Hayatı ve Şiirleri

Yaşamına ilişkin bilgiler sınırlı. Doğum yeri bilinmiyor. 13'üncü yüzyılın ortalarına doğru Moğal istilası ve Selçuklu Devleti'nin yıkıldığı dönemde yaşadığı sanılıyor. Bu dönemin sarsıntı ve acıları Yunus'un eserlerinde derin izler bıraktı. Babasının adı İsmail. 

Medrese eğitimi gördü. Arapça ve Farsça öğrendi. İran ve Yunan mitolojisiyle, tasavvuf tarihini inceledi. Hacı Bektaş ya da Sinan Ata'nın halifesi Taptuk Emre'nin dergahında hizmet etti. Taptuk Emre'nin düşüncelerini yaymak için Anadolu'yu dolaştı. 

Eskişehir Sarıköy, Manisa Buna ve Emreköy, Erzurum Dutçu Köyü, Isparta Keçiborlu ve Karaman'da adına yapılmış mezarlar var. Ama nerede öldüğü ve gömüldüğü kesin belli değil.

 

Tasavvuf yorumunu benimseyen Yunus Emre'nin keskin bir gözlem gücü, derin bir hoşgörü anlayışı var. Şiirlerini hece ölçüyle yazdı. Ama aruz denemelerine de yer verdi. Hece ölçüseyle yazdığı dörtlüklerin yanısıra yine hece ile beyitler ve gazeller de yazdı. Dili arı Türkçe değil. Yer yer Arapça ve Farsça tamlamalar kullandı. 

Sağlığında düzenlediği divanı bulunamadı. Günümüzdeki divanları derlemedir. 1904'te birinci, 1924'te ikinci basımları yapılan Divan-ı Aşık Yunus Emre'nin yanısıra Burhan Toprak ve Abdülbaki Gölpınarlı'nın derleyip yayınladığı Yunus Emre divanları var. 
 

     
             
     AH NİDEYİM ÖMRÜM SENİ

 

 


Yok yere geçirdim günü

Ah nideyim ömrüm seni

Seninle olmadım gani

Ah nideyim ömrüm seni

 

Geldim ve geçtim bilmedim

Ağlayıp güssa yemedim

Senden ayrılam demedim

Ah nideyim ömrüm seni

 

Hayrım şerim yazılacak

Ömrüm ipi üzülecek

Suret benden bozulacak

Ah nideyim ömrüm seni

 

Gidip geri gelmiyesin

Gelip beni bulmayasın

Bu benliğe sermayesin

Ah nideyim ömrüm seni

 

Hani sana güvendiğim

Guveniben yuvandığım

Kaldı külli kazandığım

Ah nideyim ömrüm seni

 

Miskin Yunus gideceksin

Acep sefer edeceksin

Hasret ile kalacaksın

Ah nideyim ömrüm seni

 


 

ŞOL CENNETİN IRMAKLARI

 

Şol cennetin ırmakları

Akar Allah deyu deyu

Çıkmış islam bülbülleri

Öter Allah deyu deyu

 

Aydan aydındır yüzleri

Şekerden tatlı sozleri

Cennette huri kızları

Gezer Allah deyu deyu

 

Yunus Emre var yarına

Koma bugünü yarına

Yarin Hakk'ın divanına

Çıkam Allah deyu deyu

GELİN EY KARDEŞLER

 

Gelin ey kardeşler gelin

Bu menzil uzağa benzer

Nazar kıldım şu dünyaya

Kurulmuş tuzağa benzer

 

Bir pirin eteğin tuttum

"Ana beni" deyip gittim

Nice yüzbin günah ettim

Her biri de bir dağa benzer

 

Çağla Derviş Yunus çağla

Sen özünü Hakk'a bağla

Ağlar isen haline ağla

Erdem vefa yoğa benzer

 


 

ŞÖYLE GARİP BENCİLEYİN

 

Acep şu yerde varm'ola

Şöyle garip bencileyin

Bağrı başlı gözü yaşlı

Şöyle garip bencileyin

 

Gezdim urum ile şamı

Yukarı illeri kamu

Çok istedim bulamadım

Şöyle garip bencileyin

 

Kimseler garip olmasın

Hasret oduna yanmasın

Hocam kimseler duymasın

Şöyle garip bencileyin

 

Söyler dilim ağlar gözüm

Gariplere göynür özüm

Meğer ki gökte yıldızım

Şöyle garip bencileyin

 

Nice bu dert ile yanam

Ecel ere bir gün ölem

Meğer ki sinimde bulam

Şöyle garip bencileyin

 

Bir garip ölmüş diyeler

Üç günden sonra duyalar

Soğuk su ile yuyalar

Şöyle garip bencileyin

 

Hey Emre'm Yunus biçare

Bulunmaz derdine çare

Var imdi gez şardan şara

Şöyle garip bencileyin



 

 

 

 

 

GEL GİDELİM DOSTA GÖNÜL

 

Bir karardan durmayalım

Gel gidelim dosta gönül

Hasretinden yanmayalım

Gel gidelim dosta gönül

 

Kılavuz ol gönül bana

Gel gidelim yârdan yana

Canım kurbandır canana

Gel gidelim dosta gönül

 

Kara haberin almadan

Can bedenden ayrılmadan

Azrail bizi bulmadan

Gel gidelim dosta gönül

 

Gerçek murada varalım

Yârin hatırın soralım

Yunus Emre'yi alalım

Gel gidelim dosta gönül



İLİM KENDİN BİLMEKTİR

 

İlim ilim bilmektir

İlim kendin bilmektir

Sen kendini bilmezsin

Ya nice okumaktır

 

Okumaktan murat ne

Kişi Hak'kı bilmektir

Çün okudun bilmezsin

Ha bir kuru emektir

 

Okudum bildim deme

Çok taat kıldım deme

Eğer Hak bilmez isen

Abes yere yelmektir

 

Dört kitabın ma'nisi

Bellidir bir elifte

Sen elifi bilmezsin

Bu nice okumaktır

 

Yiğirmi dokuz hece

Okursun uçtan uca

Sen elif dersin hoca

Ma'nisi ne demektir

 

Yunus Emre der hoca

Gerekse bin var hacca

Hepisinden iyice

Bir gönüle girmektir

 

 

NİÇİN AĞLARSIN BÜLBÜL HEY

 

Sen burda garip mi geldin

Niçin ağlarsın bülbül hey

Yorulup iz mi yanıldın

Niçin ağlarsın bülbül hey

 

Karlı dağlardan mı aştın

Derin ırmaklar mı geçtin

Yârinden ayrı mı düştün

Niçin ağlarsın bülbül hey

 

Hey, ne yavuz inilersin

Benim derdim yenilersin

Dostu görmek mi dilersin

Niçin ağlarsın bülbül hey

 

Kal'alı şehir mi yıkıldı

Ya nam-u arın mi kaldı

Gurbette yârin mi kaldı

Niçin ağlarsın bülbül hey

 

Gulistanlarda yaylarsın

Taze gülleri yeğlersin

Yavlak zarılık eylersin

Niçin ağlarsın bülbül hey

 

Uykudan gözüm uyandı

Uyandı kana boyandı

Yandı sol yüreğim yandı

Niçin ağlarsın bülbül hey

 

N'oldu şu Yunus'a n'oldu

Aşkın deryasına daldı

Yine baharistan oldu

Niçin ağlarsın bülbül hey

 

GEL GÖR BENİ AŞK NEYLEDİ

 

Ben yürürüm yana yana

Aşk boyadı beni kana

Ne deliyem ne divane

Gel gör beni aşk neyledi

 

Gah eserim yeller gibi

Gah tozarım yollar gibi

Gah akarım seller gibi

Gel gör beni aşk neyledi

 

Akar suların çağlarım

Dertli ciğerim dağlarım

Şeyhim anuban ağlarım

Gel gör beni aşk neyledi

 

Ya elim al kaldır beni

Ya vaslına erdir beni

Çok ağlattın güldür beni

Gel gör beni aşk neyledi

 

Ben yürürüm ilden ile

Şeyh anarım dilden dile

Gurbette halım kim bile

Gel gör beni aşk neyledi

 

Mecnun oluban yürürüm

O yâri düşte görürüm

Uyanıp melül olurum

Gel gör beni aşk neyledi

 

Miskin Yunus biçareyim

Baştan ayağa yareyim

Dost elinde avareyim

Gel gör beni aşk neyledi

 

ÇEKE GELDİ ÇEKE GİDER

 

Aşkın odu ciğerimi

Yaka geldi yaka gider

Garip başım bu sevdayı

Çeke geldi çeke gider

 

Kâr etti firak canıma

Aşık oldum cananıma

As zencirin dost boynuma

Taka geldi taka gider

 

Sadıklar durur sözüne

Gayri görünmez gözüne

Bu gözlerim dost yüzüne

Baka geldi baka gider

 

Bülbül eder ah-ü figan

Hasret ile yandı bu can

Benim gönülcüğüm ey can

Hakk'a geldi Hakk'a gider

 

Arada olmasın asi

Onulmaz bağrımın başı

Gözlerimin kanlı yaşı

Aka geldi aka gider

 

Miskin Yunus'un sözleri

Efgan eder bülbülleri

 

 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=