medeniyetimiz - Namaz Hocası

 
medeniyetimiz
Ana Sayfa
Ahilik
Arif Molu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
Dede Korkut Destanları
Ders Ders Bakmayın
Diline Sahip Ol!
Ebru
Güzel Dinimiz
=> Cennet
=> İlahi ...
=> Duanın Gücü
=> Kuran Kursu - Kuran Hocası
=> Namaz Hocası
=> Tövbe YaRabbi
=> Karabasan
=> Esmaul Hüsna
=> Gavs Hz' nin Düzce vakıf görevlilerine yaptığı sohbet
=> Kıssalar
=> Tasavvuf
=> Aşk Duası
=> Edeb Yâ Hû !
=> Sofi Kimdir?
=> Radyo Dinle: TÜRKİYE'NİN SESİ RADYOSU
=> Semerkand Radyo
=> Radyo Dinle: RADYO ONBEŞ
=> Semerkand WEB internet Siteleri
=> Bunları Biliyor musunuz?
Geleneğin Gücü
Hat
Kişisel Gelişim
Kuş Evleri
Kültür ve Medeniyet Kavramları
Lale ve Gül
Minyatür
Mizah
Müzik
Nevruz
Oğuz Kağan'ın Torunları
Osmanlı Medeniyeti
Örnek Şahsiyetler
Pardus
Problemler ve çözümleri‏
Projelerim
Sayokan , Spor ...
Sosyal Sorumluluk Projesi
Şiiristan
Tıp
Türk Birliği
Türk Piramitleri
Veli Kitabı
Güzel Siteler
Yabancı Ülkelerdeki Türk Milletvekilleri
Türk Lirası'nın simgesi
Ziyaretçi Defteri
Kemal Sunal Filmleri Özelinde Eski Türk Filmlerinin Zararları
Yerli-Milli Yazılımlar
   





 

Namaz Hocası CD-1



Namaz Hocası CD-2


 

Namaz Nasıl Kılınır?

 

Bilindiği gibi namazlar farz, vacib, sünnet ve müstahab kısımlarına ayrılmakta ve ikişer, üçer, dörder rekatlı bulunmaktadır. Bu namazlar daha önce yazdığımız üzere farzlarına, vaciblerine, sünnetlerine ve adabına riayet edilerek şöyle kılınır:

1) Sabah Namazı
Sabah namazının iki rekat sünnetini kılmak için: "Niyet ettim bugünkü sabah namazının sünnetini kılmaya", diye niyet edilir. Hemen eller yukarıya kaldırılıp "Allahu Ekber" diye tekbir alınır. Ondan sonra eller bağlanır ve "Sübhaneke allahümme ve bihamdike ve tebarekesmüke ve tealâ ceddüke ve la ilahe gayrük" okunur. Arkasından "Eûzübillahimineşşeytani'r-racim Bismillahirrahmanirrahim" diyerek eûzü besmele çekilip Fatiha suresi okunur sonra "Amîn" denir ve bir mikdar daha Kur'an okunur (1). Arkasından "Allahu Ekber" deyip rükûa varılır. Bu halde en az üç defa "Sübhane Rabbiye'l-Azîm" denir. Sonra "Semiallahülimen hamideh" denilerek ayağa kalkılır. Ayakta "Allahümme rabbena ve lekelhamd" denilir (2). Ondan sonra "Allahu Ekber" diyerek secdeye varılır. Secde halinde de üç defa "Sübhane Rabbiyel'alâ" denir. Sonra "Allahu Ekber" denilerek kalkılır ve dizler üzerine oturulur ve bir tesbih miktarı durulur. Yine "Allahu Ekber" denilerek ikinci secdeye varılır. Bunda da üç defa "Sübhane Rabbiyel'alâ" denilir. Bununla bir rekat bitmiş olur.

Bu ikinci secde arkasından "Allahu Ekber" denilerek ikinci rekata kalkılır. Tam ayakta iken yalnız besmele çekilir. Fatiha suresi ve bir mikdar daha Kur'an okunur. Birinci rekatta olduğu gibi, rükû ve secde yapılır. İkinci secdeden sonra oturulur ki, buna "Ka'de = oturuş" denir. Burada "Ettehiyyatü lillâhî ve Allahümme Salli ve Barik, Rabbena atina" diyerek dualar sonuna kadar okunur. Sonra "Esselâmü Aleyküm ve Rahmetullah" diyerek sağ tarafa ve yine "Esselâmü Aleyküm ve Rahmetullah" diyerek sol tarafa selam verilir. Böylece iki rekatlı namaz bitmiş olur (3).

Bütün bu tekbirler, tesbihler ve kıraatlar, yalnız namaz kılanın işitebileceği bir sesle gizlice yapılır.

Namazda erkeklerle kadınların ellerini nasıl kaldıracakları, nasıl bağlayacakları, rükû ile secdede ve ka'delerde nasıl vaziyet alacakları "Namazın sünnetleri ve edebleri" bölümünde bildirilmiştir.

Sabah Namazının iki rekât Farzına gelince: Önce yalnız erkeklere mahsus olmak üzere ikamet getirilir. Sonra "Bugünkü sabah namazının farzını kılmaya" diye niyet edilir. Eller kaldırılarak "Allahu Ekber" diye namaza başlanıp eller bağlanır. Sabah namazının sünnetinde bildirildiği gibi iki rekat kılınır ve tamamlanmış olur. Yalnız sabah namazlarının farzlarında Fatiha'dan sonra biraz fazla Kur'an okunması sünnettir. Bu sünnetin en az derecesi kırk ayettir. Bununla beraber üç kısa ayet de okunması caizdir. Vaktin çıkmasından korkulduğu zaman az ayet okunur. Öyle ki, yalnız Fatiha ile veya birkaç ayet ile yetinilir.

Yalnız başına bu sabah namazının farzını kılan kimse, tekbirleri ve "Semiallahu limen hamideh" cümlesini, Fatiha'yı ve ekleyeceği ayetleri aşikare olarak okuyabilir.

2) Öğle Namazı
Öğle namazının ilk dört rekat sünnetinin evvelki iki rekatı, tam sabah namazının iki rekat sünneti gibi kılınır. Yalnız bunda niyet "Bugünkü öğle namazının ilk sünnetine" diye yapılır. Bir de bunda ikinci rekattan sonraki oturuş, son oturuş değil, birinci oturuş (ka'de) olduğundan bu oturuşta yalnız "Tahiyyat" okunur. Sonra "Allahu Ekber" deyip ayağa kalkılır. Yalnız Besmele, Fatiha ve bir mikdar da Kur'an okunarak yukarda bildirildiği şekilde, rükû ve secde yapılır. Ondan sonra dördüncü rekat için "Allahu Ekber" denilerek ayağa kalkılır. Bunda da yalnız besmele ile Fatiha ve bir mikdar da Kur'an okunarak yine bildirildiği gibi, rükû ve secdelere varılır. Sonra oturulur; bu oturuş son ka'dedir. Bunda da Tahiyyat okunduktan sonra, Salli ve Barik, Rabbena atina duaları tamamen okunup, yazdığımız şekilde, iki tarafa selam verilir. Böylece bu dört rekat sünnet kılınmış olur.

Öğle Namazının Dört Rekat Farzına Gelince: Sünnetten sonra namaza aykırı bir iş yapmadan ayağa kalkılır. İkamet getirilir. O günkü öğle namazının farzını kılmaya niyet edilir. Eller yukarıya kaldırılarak "Allahu Ekber" diye tekbir alınır. İlk iki rekatı sabah namazının iki rekat farzı gibi kılınır. Ancak bu iki rekattan sonraki oturuş, birinci ka'de olduğundan bunda yalnız "Tahiyyat" okunur. Ondan sonra "Allahu Ekber" denilerek üçüncü rekata kalkılır. Yalnız Besmele ile Fatiha okunur. Anlatıldığı gibi rükû ve secdelere varılır. Sonra "Allahu Ekber" diyerek dördüncü rekata kalkılır. Besmele ile yalnız Fatiha suresi okunarak rükû ve secdelere gidilir. Sonra oturulur. Bu oturuş son ka'dedir. Bunda "Tahiyyat" okunduktan sonra "Salli ve Barik, Rabbenâ âtinâ" duaları okunur ve iki tarafa selam verilir. Böylece öğlenin farzı bitmiş olur.

Öğlenin farzında okunacak ayetler, sabah namazında okunacak mikdardan daha az olur.

Öğlenin Son İki Rekat Sünnetine Gelince: Bu da, "Bugünkü öğle namazının son sünnetini kılmaya" diye niyet edilip tamamen sabah namazının sünneti gibi kılınır. Bu son sünneti dört rekat kılmak müstahabdır. O zaman ya her iki rekatta bir selam verilir veya dört rekatın sonunda selam verilir. Dört rekat sorumda selam verilince, ilk oturuşta yalnız "Rabbena atina" duası okunmaz. Üçüncü rekat için tekbir alınarak ayağa kalkınca yine "Sübhaneke" okunur. Sonra bu son iki rekat evvelki iki rekat gibi kılınır.

Yalnız başına namaz kılan kimse, öğle namazlarının hem sünnetlerinde, hem de farzında kıraati, tekbirleri, tesbih ve tahmidleri gizlice yapar.

3) İkindi Namazı
İkindi namazının dört rekat sünnetinin her iki rekatı, müstakil (iki rekatlı) namaz gibidir. Onun için bu dört rekatın her iki rekatı (şef'î) tamamen sabah namazının iki rekat sünneti gibi kılınır.

Şöyle ki: Önce o günkü ikindi namazının sünnetini kılmaya niyet edilir. Bu namazın ilk iki rekatı bildirildiği gibi kılınınca oturulur. Bu oturuş, son oturuş demektir. Bunda "Tahiyyat ve salavatlar" okunur. Yalnız "Rabbena atina" duası okunmaz. Sonra "Allahu Ekber" diyerek üçüncü rekata kalkılır. Sübhaneke ve Eûzü Besmele'den sonra Fatiha ile bir mikdar ayet okunarak rükûa ve secdelere varılır. Ondan sonra tekbir ile dördüncü rekata kalkılarak yalnız Besmele ile Fatiha ve bir mikdar da Kur'an okunur. Sonra yine rükû ve secdelere varılır. Ondan sonra oturulur. Bu son oturuş olduğu için bunda "Tahiyyat ile Salavatlar" ve "Rabbenâ âtinâ" okunur ve iki tarafa selam verilir.

İkindi Namazının Farzına Gelince: Bu da tamamen öğle namazının farzı gibi kılınır. Yalnız niyet değişir. O günkü ikindinin farz namazını kılmaya niyet edilir.

Tek başına namaz kılan kimse, ikinci namazının sünnetini de, farzını da öğle namazı gibi gizli okuyarak kılar. 

4) Akşam Namazı
Akşam namazının üç rekat farzı, öğle ile ikindi namazlarının ilk üç rekat farzları gibi kılınır. Şöyle ki: O günün akşam namazının farzını kılmaya niyet edilip namaza tekbir ile başlanır. Yukarda açıklandığı üzere ilk iki rekatı kılınarak oturulur. Bu, birinci oturuştur. Bunda yalnız "Tahiyyat" okunur. Ondan sonra üçüncü rekata kalkılarak yalnız besmele ile Fatiha suresi okunur. Sonra "Allahu Ekber" denilerek rükû ve secdelere varılır. Ondan sonra oturulur ki, bu da son oturuştur. Bunda "Tahiyyat ile Salavatlar" ve "Rabbenâ âtinâ" okunur, iki tarafa selam verilir.

Akşam namazının farzında vaktin darlığından dolayı kısa sureler okunur.
Akşam Namazının Sünnetine Gelince: Bu da "Bu akşam namazının sünnetini kılmaya" diye niyet edilip tam sabah namazının sünneti gibi kılınır. Bu sünneti altı rekat olarak kılmak ise müstahabdır. Bu halde her iki rekatta bir selam vermeli ve aynı şekilde her iki rekatı kılmalıdır. Bununla beraber dört rekatında bir selam verilip ikindi namazının sünneti gibi de kılınabilir. Bu ziyade olan dört rekat namaza "Salât-ı Evvabîn" denir. Bunun çok sevabı vardır.

Tek başına akşam namazının farzını kılan kimse, onu sabah namazının farzı gibi aşikare de kılabilir.

5) Yatsı Namazı
Yatsı namazının ilk dört rekat sünneti, tamamen ikindi namazının dört rekat sünneti gibi kılınır. Dört rekat farzı da, tamamen öğle ve ikindi namazlarının farzları gibi kılınır. İki rekat son sünnetine gelince, bu da tamamen sabah ve akşam namazlarının iki rekat sünnetleri gibi kılınır. Yalnız niyetler değişir, yatsı namazının farzına ve sünnetine niyet edilir. Yatsı namazının son sünneti de, dört rekat olarak kılınabilir. Bu halde tamamen ilk dört rekat gibi kılınır. Bununla beraber iki rekatta bir selam vermek sureti ile de kılınabilir. Bu takdirde her iki rekatın ka'desinde "Tahiyyat ile Salavatlar" ve "Rabbena atina" duası okunur. Geceleyin kılınan nafile namazlarda daha faziletli olan, böyle iki rekatta bir selam vermektir.

Tek başına namaz kılan kimse, yatsı namazının farzını sabah namazının farzı gibi namaz surelerini sesli okuyarak da kılabilir.

6) Vitir Namazı
Üç rekattan ibaret olan vitir namazı da şöyle kılınır: Önce o günün vitir namazını kılmaya niyet edilir. "Allahu Ekber" denilerek namaza başlanır. Sübhaneke okunduktan sonra "Eûzü Besmele" çekilerek Fatiha okunur. Arkasından bir mikdar daha Kur'an-ı Kerîm okunur. Açıklandığı şekilde rükû ve secdelere gidilir. Sonra ikinci rekata kalkılır ve yalnız besmele ile Fatiha suresi ve bir mikdar daha Kur'an-ı Kerîm okunarak yine rükû ve secdelere varılır. Ondan sonra oturulur. Bu oturuş birinci ka'dedir. Bunda yalnız "Tahiyyat" okunur. Ondan sonra "Allahu Ekber" denilerek üçüncü rekata kalkılır. Bunda da yalnız Besmele ile Fatiha ve bir mikdar daha Kur'an-ı Kerîm okunarak daha ayakta iken eller kaldırılıp "Allahu Ekber" diye tekbir alınır. Tekrar eller bağlanıp ayakta "Kunut" duası okunur. Sonra "Allahu Ekber" diye rükû ve secdelere gidilir. Ondan sonra oturulur. Bu da son oturuşdur. Bunda da bildiğimiz gibi "Tahiyyat ile Salavatlar" ve "Rabbenâ âtinâ" duası okunarak iki tarafa selam verilir.

İmam Şafiî'ye göre, vitirde Kunut duasını okumak, ramazanın son yarısına mahsustur ve rükûdan kalkınca, okunur. Şafiî'lere göre vitir namazının en azı bir rekat, en çoğu da on bir rekâttır.

namazzamani.net

 

 

Soru: İki rek'atlık bir namaz nasıl kılınır?

Cevap: İki rek'atlık sabah namazının farzını veya sünnetini kılabilmek için, kalbden niyet edilir. Meselâ, "Niyet ettim Allah rızâsı için sabah namazının farzını kılmaya" denir. Eller kulaklara kaldırılıp, (Allahü ekber) diyerek tekbîr getirilip eller göbek altına başlanır. Sonra, Sübhâneke okunur ve E'ûzü Besmele çekilerek Fâtiha,arkasından da zamm-ı sûre okunur.

Kırâatten, ya'nî okumadan sonra, Allahü ekber diyerek rükü'a gidilir. Üç kere (Sübhâne rabbiyel azîm) denir. Rükü'dan kalkarken, (Semi'allahü limen hamideh) ve doğrulduktan sonra, (Rabbenâ lekelhamd) denir. Sonra secdeye gidilir. Secdede de üç defa, (Sübhâne rabbiyel a'lâ) denir. Her rek'atte iki secde yapılır. Birinci secdeden kalktıktan sonra bir miktar durulur, sonra ikinci secdeye gidilir.

Ayağa kalkınca, ikinci rek'atta Besmele çekilerek Fâtiha ve bir zamm-y sûre okunur. Bundan sonra, birinci rek'attaki gibi, rükü' ve secdeler yapılır ve oturulur. Ettehiyyatü, salli, bârik ve Rabbenâ... okunarak selâm verilir. Böylece iki rek'at kılınmış olur.

Dört rek'atli sünnetin kılınışı

Dört rek'atli sünnet namazlardan öğlenin ilk sünneti müekked sünnettir. Üçüncü ve dördüncü rek'atlerinde kıyâmda iken, Fâtiha sûresinden sonra, zamm-ı sûre de okunur. İlk oturuşta da Ettehiyyâtü okunur.

İkindi ve yatsının farzından önce kılınan dört rek'at ise gayrı müekked sünnet olup, ilk oturuşta Ettehiyyâtüden sonra Allahümme salli ve bârik de okunur. Üçüncü rek'ate kalkınca Sübhâneke ile başlanır.

Üç rek'atlık akşam namazında ise, ilk iki rek'ati iki rek'atlık namaz gibi kılınır. Üçüncü rek'ate kalkınca, yalnız Fâtiha okunur. Rükü ve secdeler yapılır ve oturulup diğer duâlar okunarak selâm verilir.

Kunut duâsını bilmeyen

Yatsı namazından sonra kılınan vitir namazının üçüncü rek'atinde ayakta iken, zamm-ı sûreden sonra rükü'a gidilmeyip, eller kulaklara kaldırılarak tekbîr alınır. Eller başlanır ve Kunût duâları okunduktan sonra rükü' ve secdeler yapılarak oturulur ve namaz tamamlanır. Kunût duâsını bilmiyen, öğreninceye kadar, onun yerine üç kere istigfâr okur. Meselâ, (Allahümmagfirli) veya (Rabbenâ âtina...) yı sonuna kadar okur.

Namazda az da olsa iyi bilinen sûre ve duâları okumalıdır. Namaza yeni başlıyan, önce kısa sûreleri ezberleyip diğerlerini öğrenene kadar bunlarla kılar. Meselâ, sadece Fatihâ, innâ a'tayna ve Kulhüvallahü ile ettehyiyâtü'yü ezberleyen bunlarla namazını kılabilir. Çok sûre bilmiyorum diye namaz terk edilmemelidir. 

Namazın hükmü

Soru: Namaz kılmanın hükmü nedir?

Cevap: Namaz kılmak, îmânın şartı değil ise de, namazın farz olduğuna inanmak, îmânın şartıdır.

Mükellef ya'nî âkıl ve bâlig olan her müslümanın, hergün beş vakit namazı kılması farz-ı ayndır.

Farz olduğu, Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde, açıkça bildirilmiştir. Namaz kılmamak çok büyük günâhtır.

Yedi yaşındaki çocuğa, namaz kılmasını emretmek, on yaşında kılmaz ise, el ile dövmek lâzımdır.

Çocuklara, başka ibâdetleri de öğretmek ve yapmaya alıştırmak, günâhlardan sakındırmak lâzımdır.

Namaza niyet

Soru: Namaza niyet nasıl yapılır?

Cevap: Namazın şartlarından biri de niyet etmektir. Niyet iftitâh tekbîri söylerken edilir. Daha önce de edilebilir.

Cemâ'at ile namaz kılmak için niyet edip evinden çıkan kimse, ayrıca niyet etmeden hemen imâma uysa, câiz olur. Fakat yolda, namazı bozan şeylerden birini yapmamak lâzımdır. İftitâh tekbîrinden sonra edilen niyet, sahîh olmaz.

Namaza niyet etmek demek, namazın ismini, vaktini, kıbleyi, imâma uymayı irâde etmek, kalbinden geçirip, kılmayı tercîh etmek demektir. Yalnız ilim, ya'nî ne yapacağını bilmek niyet olmaz.

Dil ile niyet

İbâdetler yapılırken, yalnız ağız ile söylemeye niyet denmez. Kalb ile niyet edilmezse, dört mezhebde de namaz sahîh olmaz.

Kalb ile niyet edenin, şüpheden, vesveseden kurtulmak için, söz ile de niyet etmesi câiz olur.

Farzlarda ve vâciblerde niyet ederken, hangi farz ve hangi vâcib olduğunu bilmek lâzımdır.

Bayram ve vitir namazlarını kılarken, bunların vâcib olduklarını ve isimlerini düşünmek lâzımdır. Rek'at sayısını niyet lâzım değildir.

Sünnet kılarken namaza niyet etmek kâfîdir. Cenâze namazına, Allahü teâlâ için namaza, meyyit için duâya diye niyet edilir. 

İmâmın niyeti

İmâmın, erkeklere imâm olmaya niyet etmesi lâzım değildir. Fakat, cemâ'at ile kılmak sevâbına kavuşamaz. İmâm olmaya niyet ederse, bu sevâba da kavuşur. Yalnız kılan kimseye, sonra başkasının gelip uyması câizdir.

Cemâ'atin uydum hâzır olan imâma diye de, niyet etmesi lâzımdır. Cemâ'atin imâmı tanıması, bilmesi şart değildir. İmâm tekbîr söylerken, ona uymaya niyet etmeli ve hemen namaza durmalıdır.

İmâm, yerinde durunca, ona uymaya niyet edip, namaza berâber başlamak da iyidir.

İmâmIn, kadınlara imâm olmaya niyet etmesi lâzımdır. Niyet etmezse, erkeklerin namazı sahîh olur, kadınlarınki sahîh olmaz.

İftitâh tekbiri

Soru: İftitâh tekbîri nedir?

Cevap: Namazın şartlarından biri de tahrîme ya'nî iftitâh tekbîridir: Bu tekbîr namaza başlarken, "Allahü ekber" demek olup, farzdır. Namaz içindeki tekbîrler ise sünnettir. Başka kelime söylemekle olmaz. Bu iftitâh tekbîri, namazın şartlarındandır. Rükün değildir.

Namaza başlarken, erkekler iki eli kaldırır. Baş parmak uçları kulak yumuşağına değer. Avuç içleri kıbleye döndürülmüş olmalıdır. Eller, kulaktan ayrılırken Allahü ekber demeye başlanıp, göbek altına başlarken bitirilir.

Kadınlar, iki ellerini, omuz hizâsına kaldırır ve iftitâh tekbîrini getirir. Sonra, sağ eli, sol elin üstünde olarak, göğüse kor. Bilek kavramazlar. 

Kadının namazı

Soru: Kadının, erkeğe göre, namazda farklı olduğu yerler nelerdir?

Cevap: Kadın, namaza dururken, ellerini, kulaklara değil, omuzlarına kadar kaldırır.

Ellerini kol ağzından dışarı çıkarmaz. Sağ el parmaklarını sol bilek üzerine halka yapmaz. Sağ avucu, sol el üzerinde olarak göğüs üstüne kor. Rükü'a eğilirken ayaklarını birleştirmez.

Rükü'da az eğilir, belini başı ile düz tutmaz, dizlerini büker. Ellerini dizleri üstüne kor, dizlerini kavramaz ve parmaklarını açmaz.

Secdede kollarını, karnına yakın olarak yere serer. Karnını uyluklarına bitiştirir.

Teşehhüdde, ayaklarını sağa çıkararak yere oturur. Parmakları birbirine yapışık olur.

Duâ ederken ellerini ileri uzatmaz, yüzüne karşı eğik tutar.

Sabah namazını geç kılması müstehab değildir. Vakit girer girmez kılmaları iyi olur.

Namazlarda yüksek sesle okumaz. Kurban bayramında farz namazlardan sonra teşrîk tekbîrini sessiz okur.

Kıyâm

Soru: Kıyâm nedir?

Cevap: Kıyâm, ayakta durmak demek olup, namazın beş rüknünden birincisidir.

Sağlam bir kimsenin gemide, trende, hareket hâlinde, farzları oturarak kılması, İmâm-ı a'zama göre câizdir. İmâm ise, özürsüz câiz görmedi. Fetvâ da böyledir.

Ayakta iken, iki ayak birbirinden dört parmak eni kadar açık olmalıdır. Ayakta duramıyan hasta, ayakta başı dönen, başı, dişi, gözü veya başka yeri çok ağrıyan, idrâr, yel kaçıran, yarası akan, ayakta düşman korkusu, malın çalınmak tehlikesi olan, ayakta kılınca orucu veya okuması bozulacak veya avret yeri açılacak olan kimseler, oturarak kılar.

Sandalyede oturarak namaz kılınmaz. Bu şekilde namaz kılmak hıristiyanlara benzemek olur. Hıristiyanlar, kilisede sandalyede oturarak âyin yaparlar. Ayrıca, sandalyede oturmak için zarûret yoktur. 

Sandalyede namaz

Sandalyede oturarak namaz kılabilen, yerde oturarak da namaz kılabilir. Hasta veya ayakta duramayan, rahat durabileceği şekilde oturur, namazını böyle kılar. Oturamayan, yatarak kılar. Yatarken, başın altına yastık koyup başı kıbleye çevirmelidir. Veya kıbleye karşı sağ veya sol yanı üzerine yatar. Rükü ve secdeleri îmâ ile kılar.

Her halükârda namaz kılmamız şartır. Kişinin şuuru yerinde ise, en azından başı hareket edebiliyorsa namazını kılmak zorundadır. Ba'zıları îmâyı göz ile olur zannediyor. Göz ile namaz kılınmaz. Mutlaka boyun veya beden hareketi lâzımdır. Az veya çok, hareket etmeden namaz olmaz.

Kıraât

Soru: Kırâat nedir?

Cevap: Kırâat, okumak demektir. Namazın farz olan beş rüknünden biridir.

Kendi kulakları işitecek kadar sesli okumaya, hafif okumak denir. Namaz kılanın kendi işitecek kadar sesli okuması şarttır. Yanında olan kimselerin de işitecekleri kadar sesli okumaya, cehrî ya'nî yüksek sesle okumak denir.

Sünnetlerin ve vitrin her rek'atinde ve farzların ilk iki rek'atinde, ayakta, Kur'ân-ı kerîmden bir âyet okumak farzdır. Kısa sûre okumak daha sevâbdır. Buralarda, kırâat olarak Fâtiha okumak ve Fâtiha'dan başka bir de, sûre veya üç âyet okumak, vâcibdir.

Farzlarda Fâtihayı ve sûreyi ilk iki rek'atte okumak ve ayrıca Fâtiha'yı sûreden önce okumak vâcibdir. Fâtihayı sünnetlerin her rek'atinde bir defa okumak da vâcibdir. Bu beş vâcibden biri unutulursa, secde-i sehv yapmak lâzım gelir.

Sırayla okumak vâcibdir

İmâmın, birinci rek'atte, ikinci rek'atte okuduğunun iki misli uzun okuması sünnettir. Yalnız kılan, her rek'atte aynı miktarda okuyabilir. Her namazda, ikinci rek'atte, birinciden üç âyet uzun okumak mekrûhtur.

Birinci rek'atte okuduğunu, ikinci rek'atte de okumak tenzîhen mekrûhtur. Birincide Kul'e'ûzü bi-Rabbin-nâs okursa, ikincide tekrar okur.

İkincide, birincideki âyetin devamını okumak efdaldir, daha iyidir. İkincide, birinci rek'atte okuduğundan sonraki bir kısa sûreyi atlıyarak, daha sonrakini okumak mekrûhtur.

İkincide, birincide okuduğundan önceki âyetleri veya sûreleri okumak mekrûhtur. Kur'ân-ı kerîmi mushaftaki sıra ile okumak, her zaman vâcibdir. 

Rükü

Soru: Rükü' nedir?

Cevap: Namazın farz olan beş rüknünden biridir. Rükü'da, en az, üç kere (Sübhâne rabbiyel-azîm) denir. Rükü'da, bacaklar ve kollar dik tutulur. Sırt ve baş düz tutulur. Rükü'dan kalkarken, (Semi'allahü limen hamideh) denir. Cemâ'at bunu söylemez. Bunun arkasından, yalnız kılan ve cemâ'at, hemen (Rabbenâ lekel-hamd) der ve dik durulur ve (Allahü ekber) diyerek secdeye varılır. 

Secde

Soru: Secde nedir ve nasıl yapılır?

Cevap: Namazın farz olan beş rüknünden biri olup, rükü'dan doğrulduktan sonra, Allahü ekber denilerek alnı, burnu, el ayalarını, dizleri ve ayak parmaklarını yere koymaktır.

Secdede el parmakları, birbirine bitişik, kıbleye karşı, kulaklar hizâsında, baş iki el arasında olmalıdır. Alnı temiz yere koymak farz olup, burnu da beraber koymak vâcibdir.

Secdede en az üç kere, (Sübhâne rabbiyel-a'lâ) denir.

Ka'de-i ahire

Soru: Ka'de-i ahîre nedir?

Cevap: Namazın farz olan beş rüknünden sonuncusu olup, son rek'atte, ettehiyyâtü okuyacak kadar oturmak demektir.

Son oturuşta Ettehiyyâtüyü okumak vâcib, salli-bârik ve Rabbenâ duâlarını okumak sünnettir. Bunlar okunduktan sonra selâm verilir.

Farzdan sonra, hemen son sünnete kalkmak, arada birşey okumamak sünnettir. Peygamberimiz farzı kılınca, Allahümme entesselâm ve minkesselâm tebârekte yâ zelcelâli velikrâm diyecek kadar oturup, fazla oturmaz, hemen son sünneti kılardı. Âyet-el-kürsî ile tesbîhleri, farzla sünnet arasında okumazdı. Bunları, son sünnetten sonra okumak, farzdan sonra okumak sevâbını hâsıl eder.

Farzdan önceki sünnetler de, böyle olup, farz ile sünnet arasında birşey okunursa, namazın sevâbı azalır.

Namazdan sonra duâ

Soru: Namazdan sonra duâ nasıl yapılır?

Cevap: Selâm verince üç defa (Estagfirullah) denir. Hadîs-i Şerîfte, (Her namazdan sonra, üç kerre, Estagfirullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ hüv el-hayyel-kayyûme ve etûbü ileyh okuyanın, bütün günâhları affolur) buyuruldu. Bunları yüksek sesle okumak bid'attir.

İstigfârdan sonra, Âyet-el-kürsî ve tesbîhleri okumak ve duâ etmek de müstehabdır. Hadîs-i Şerîfte, (Beş vakit farz namazdan sonra yapılan duâ kabûl olur) buyuruldu

Duâ, uyanık kalb ile ve sessiz yapılmalıdır. Duâyı yalnız namazlardan sonra veya belli zamanlarda yapmak ve belli şeyleri ezberleyip, şiir okur gibi duâ etmek mekrûhtur.

Duâya Allahü teâlâya hamd ve senâ ve Peygamber efendimize salevât ile başlamak ve duâ bitince, Sübhâne Rabbike âyetini okumak ve avuçları yüze sürmek sünnettir.

Cemâ'atin imâm ile birlikte, sessizce duâ etmeleri efdaldir, iyidir.

 

 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=