medeniyetimiz - BOĞAÇ HAN

 
medeniyetimiz
Ana Sayfa
Ahilik
Arif Molu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
Dede Korkut Destanları
=> SALUR KAZAN’IN ESİR OLMASI
=> BEYREK'İN ÖLÜMÜ
=> BOĞAÇ HAN
=> DELİ DUMRUL DESTANI
=> TEPEGÖZ DESTANI
=> Dede Korkut Bibliyografyası
Ders Ders Bakmayın
Diline Sahip Ol!
Ebru
Güzel Dinimiz
Geleneğin Gücü
Hat
Kişisel Gelişim
Kuş Evleri
Kültür ve Medeniyet Kavramları
Lale ve Gül
Minyatür
Mizah
Müzik
Nevruz
Oğuz Kağan'ın Torunları
Osmanlı Medeniyeti
Örnek Şahsiyetler
Pardus
Problemler ve çözümleri‏
Projelerim
Sayokan , Spor ...
Sosyal Sorumluluk Projesi
Şiiristan
Tıp
Türk Birliği
Türk Piramitleri
Veli Kitabı
Güzel Siteler
Yabancı Ülkelerdeki Türk Milletvekilleri
Türk Lirası'nın simgesi
Ziyaretçi Defteri
Kemal Sunal Filmleri Özelinde Eski Türk Filmlerinin Zararları
Yerli-Milli Yazılımlar
   





 


BOĞAÇ HAN DESTANI

Bir gün Kam Gan oğlu Han Bayındır yerinden kalkmıştı. Şami
otağını yer yüzüne diktirmişti Alaca gölgeliği gök yüzüne yükselmişti. Bin yerde
ipek halıcığı döşenmişti. Hanlar hanı Bayındır yılda bir kerre ziyafet verip
Oğuz beylerini misafir ederdi. Gene ziyafet tertip edip attan aygır, deveden
erkek deve, koyundan koç kestirmişti. Bir yere ak otağ, bir yere kızıl otağ, bir
yere kara otağ kurdurmuştu. Kimin ki oğlu kızı yok, kara otağa kondurun, kara
keçe altına döşeyin, kara koyun yahnisinden önüne getirin, yerse yesin, yemezse
kalksın gitsin demiştir. Oğlu olanı ak otağa, kızı olanı kızıl otağa kondurun,
oğlu kızı olmayana Allah Taala beddua etmiştir, biz de beddua ederiz, belli
bilsin demiş idi.

Oğuz beyleri bir bir gelip toplanmağa başladı. Meğer Dirse Han derlerdi bir
beyin oğlu kızı yok idi. Söylemiş, görelim hanım ne söylemiş:


Serin serin tan yelleri estiğinde

Sakallı boza çalan çayır kuşu öttüğünde

Sakalı uzun müezzin ezan okuduğunda

Büyük cins atlar sahibini görüp homurdandığında

Aklı karalı seçilen çağda

Göğsü güzel koca dağlara gün vuranca

 


Bey yiğitlerin kahramanların birbirine koyulduğu çağda sabahın ilk aydınlığında
Dirse Han kalkarak yerinden doğrulup, kırk yiğidini beraberine alıp Bayındır
Han'ın sohbetine geliyordu. Bayındır Han'ın yiğitleri Dirse Han'ı karşıladılar.
Getirip kara otağa kondurdular. Kara keçe, altına döşediler. Kara koyun
yahnisinden önüne getirdiler. Bayındır Han'dan buyruk böyledir hanım, dediler.
Dirse Han der: Bayındır Han benim ne eksikliğimi gördü, kılıcımdan mı gördü.
soframdan mı gördü, benden aşağı kimseleri ak otağa, kızıl otağa kondurdu, benim
suçum ne oldu ki kara otağa kondurdu dedi. Dediler: Hanım, bugün Bayındır
Han'dan buyruk şöyledir ki oğlu kızı olmayana Tanrı Taala beddua etmiştir, biz
de beddua ederiz demiştir dediler.Dirse Han yerinden kalktı, der: Kalkarak
yiğitlerim yerinizden doğrulun, bu garaip bana ya bendendir ya hatundandır dedi.



Dirse Han evine geldi. Çağırıp hatununa söyler, görelim ne söyler:

Deyiş Der:


Beri gel başımın bahtı evimin tahtı

Evden çıkıp yürüyünce servi boylum

Topuğunda sarmaşınca kara saçlım

Kurulu yaya benzer çatma kaşlım

Çift badem sığmayan dar ağızlım

Kavunum yemişim düvleğim

Görüyor musun neler oldu


Kalkarak Han Bayındır yerinden doğrulmuş, bir yere ak otağ, bir yere kızıl otağ,
bir yere kara otağ diktirmiş, oğulluyu ak otağa, kızlıyı kızıl otağa, oğlu kızı
olmayanı kara otağa kondurun, kara keçe altına döşeyin, kara koyun yahnisinden
önüne getirin, yerse yesin, yemezse kalksın gitsin, onun ki oğlu kızı olmaya
Tanrı Taala ona beddua etmiştir, biz de beddua ederiz demiş. Ben varınca gelerek
karşıladılar kara otağa kondurdular, kara keçe altıma döşediler, kara koyun
yahnisinden önüme getirdiler, oğlu kızı olmayana Tanrı Taala beddua etmiştir,
biz de beddua ederiz, belli bil dediler: Senden midir, benden midir, Tanrı Taala
bize bir topaç gibi oğul vermez nedendir, dedi, söyledi:

Der:


Han kızı yerimden kalkayım mı

Yakan ile boğazından tutayım mı

Kaba ökçemin altına atayım mı

Kara çelik öz kılıcımı elime alayım mı

Öz gövdenden başını keseyim mi

Can tatlılığını sana bildireyim mi

Alca kanını yer yüzüne dökeyim mi

Han kızı sebebi nedir söyle bana

Müthiş gazap ederim şimdi sana


dedi.

Dirse Han'ın hatunu söylemiş, görelim ne söylemiş. Der: Hey Dirse Han, bana
gazap etme, incinip acı sözler söyleme, yerinden kalk, alaca çadırını yer yüzüne
diktir, attan aygır, deveden erkek deve, koyundan koç keş, İç Oğuz'un Dış
Oğuz'un beylerini basma topla, aç görsen doyur, çıklak görsen donat, borçluyu
borcundan kurlar, tepe gibi et yığ, göl gibi kımız sağdır, büyük ziyafet ver,
dilek dile, olur ki bir ağzı dualının hayır duası ile Tanrı bize bir topaç gibi
çocuk verir, dedi.

Dirse Han dişi ehlinin sözü ile büyük bir ziyafet verdi, dilek diledi. Attan
aygır, deveden erkek deve, koyundan koç kestirdi. İç Oğuz, Dış Oğuz beylerini
basma topladı. Aç görse doyurdu. Çıplak görse donattı. Borçluyu borcundan
kurtardı. Tepe gibi et yığdı, göl gibi kımız sağdırdı. El kaldırdılar, dilek
dilediler. Bir ağzı dualının hayır duası ile Allah Taala bir çocuk verdi. Hatunu
hamile oldu. Bir nice müddetten sonra bir oğlan doğurdu. Oğlancığım dadılara
verdi, baktırdı.

At ayağı çabuk, ozan dili çevik olur. Her kemikli gelişir, kaburgalı büyür.
Oğlan on beş yasma girdi. Oğlanın babası Bayındır Han'ın ordusuna karıştı.

Meğer hanım. Bayındır Han'ın bir boğası var idi, bir de erkek devesi var
idi. O boğa sert tasa boynuz vursa un gibi öğütürdü. Bir yazın bir güzün boğa
ile erkek deveyi savaştırırlardı. Bayındır Han kudretli Oğuz beyleri île temaşa
ederdi. seyreder eğlenirdi.

Meğer sultanım, gene yazın boğayı saraydan çıkardılar. Üç kişi sağ yanından, üç
kişi sol yanından demir zincir île boğayı tutmuşlardı. Gelip meydanın ortasında
koyu verdiler. Meğer sultanım, Dirse Han'ın oğlancığı üç de kabile çocuğu
meydanda aşık oynuyorlardı. Boğayı koyu verdiler; oğlancıklara koç dediler.

O üç oğlan kaçtı. Dirse Han'ın oğlancığı kaçmadı. ok meydanın ortasında baktı
durdu. Boğa da oğlana sürdü geldi. Diledi ki oğlanı helak kılsın. Oğlan yumruğu
ile boğanın alnına kıyasıya tutup vurdu. Boğa geri geri gitti. Boğa oğlana sürdü
tekrar geldi. Oğlan yine boğanın alnına yumruğu île sert vurdu. Oğlan bu sefer
boğanın alnına yumruğunu dayadı, sürdü meydanın basma çıkardı. Boğa ile oğlan
bir hamle çekiştiler. İki kürek kemiğinin üstüne boğanın köpük bağlandı. Ne
oğlan yener, ne boğa yener. Oğlan fikreyledi, der: Bir dama direk vururlar, o
dama destek olur, ben bunun alnına niye destek oluyorum duruyorum dedi. Oğlan
boğanın alnından yumruğunu giderdi, yolundan sövüldü. Boğa ayak üstünde
duramadı, düştü tepesinin üstüne yikıldı Oğlan bıçağına el attı. boğanın basını
kesti. Oğuz beyleri gelip oğlanın basma toplandılar, aferin dediler. Dedem
Korkut gelsin, bu oğlana ad koysun, beraberine alıp babasına varsın, babasından
oğlana beylik istesin, taht alı versin dediler.

Çağırdılar. Dedem Korkut gelir oldu. Oğlanı alıp babasına vardı. Dede Korkut
oğlanın babasına söylemiş, görelim hanım ne söylemiş:

Der:

Hey Dirse Han beylik ver bu oğlana

Taht ver erdemlidir

Boynu uzun büyük cins at ver bu oğlana

Biner olsun hünerlidir

Ağıllardan on bin koyun ver bu oğlana

Etlik olsun hünerlidir

Develerden kızıl deve ver bu oğlana

Yük taşıyıcı olsun hünerlidir

Altın başlı otağ ver bu oğlana

Gölge olsun erdemlidir

Omuzu kuşlu cübbe elbise ver bu oğlana.

Giyer olsun hünerlidir.


Bayındır Han'ın ak meydanında bu oğlan cenk etmiştir, bir boğa öldürmüş senin
oğlun, adı Boğaç olsun, adını ben verdim yaşını Allah versin dedi. Dirse Han
oğlana beylik verdi, taht verdi. Oğlan tahta çıktı, babasının kırk yiğidini
anmaz oldu. O kırk yiğit haset eylediler, birbirine söylediler : Gelin oğlanı
babasına çekiştirelim. olur ki öldürür, gene bizim izzetimiz hürmetimiz onun
babasının yanında hoş olur, ziyade olur dediler. Vardı bu kırk yiğidin yirmisi
bir yana. yirmisi de bir yana oldu.

Önce yirmisi vardı, Dirse Han'a şu haberi getirdi, der: Görüyor musun Dirse Han
neler oldu, murada maksuda ermesin, senin oğlun kötü çıktı hayırsız çıktı, kırk
yiğidini yanına aldı, kudretli Oğuz'un üstüne yürüyüş etti, nerede güzel ortaya
çıktı ise çekip aldı, ak sakallı ihtiyarın ağzına sövdü, ak bürçekli kadının
sütunu çekti, akan duru sulardan haber geçer, çapraz yatan Ala Dağ'dan haber aşar, hanlar hanı Bayındır'a haber varır, Dirse Han'ın oğlu böyle görülmemiş şey yapmış derler,
gezdiğinden öldüğün daha iyi olur. Bayındır Han seni çağırır, sana müthiş gazap
eyler, böyle oğul senin nene gerek, böyle oğul olmaktan olmamak daha iyidir,
öldürsene dediler. Dirse Han varın getirin, öldüreyim, dedi.

Böyle deyince hanım, o namertlerin yirmisi daha çıka geldi ve bir dedikodu onlar
da getirdiler. Der: Kalkarak Dirse Han senin oğlun yerinden doğruldu, göğsü
güzel koca dağa ava çıktı, sen var iken av avladı kuş kuşladı, anasının yanma
alıp geldi, al şarabın keskininden aldı içti. anası ile sohbet eyledi, babasına
kast eyledi, senin oğlun kötü çıktı hayırsız çıktı, çapraz yatan Ala Dağ'dan
haber geçer, hanlar hanı Bayındır'a haber varır, Dirse Han'ın oğlu böyle
görülmemişşey yapmış derler, seni çağırtırlar, Bayındır Han'ın katında sana
gazap olur, böyle oğul nene gerek, öldürsene dediler. Dirse Han der: Varın
getirin öldüreyim, böyle oğul bana gerekmez, dedi. Dirse Han'ın hizmetkarları
der: Biz senin oğlunu nasıl getirelim, senin oğlun bizim sözümüzü dinlemez,
bizim sözümüzle gelmez, kalkıp yerinden doğrul, yiğitlerini okşa beraberine al,
oğluna uğra, yanına alıp ava çık, kuş uçurup av avlayıp oğlunu oklayıp öldürmeğe
bak, eğer böyle öldürmezsen bir türlü daha öldüremezsin, belli bil dediler.

Deyiş

Serin serin tan yelleri estiğinde

Sakallı boza çalan çayır kuşu öttüğünde

Büyük cins atlar sahibim görüp homurdandığında

Sakalı uzun müezzin ezan okuduğunda

Aklı karalı seçilen çağda

Kudretli Oğuzun gelininin kızının bezendiği çağda

Göğsü güzel koca dağlara gün vurunca

Bey yiğitlerin kahramanların birbirine koyulduğu çağda


sabahın ilk aydınlığında Dirse Han yerinden kalktı. Oğlancığını yanına alıp kırk
yiğidi beraberine aldı, ava çıktı.

 

Av avladılar, kuş kuşladılar. O kırk namerdin bir kaçı
oğlanın yanına geldi, der: Baban dedi geyikleri kovalasın getirsin benim önümde
tepelesin, oğlumun at koşturuşunu, kılıç çalışını, ok atışını göreyim,
sevineyim, kıvanayım, güveneyim dedi, dediler. Oğlandır ne bilsin, geyiği
kovalıyordu, getiriyordu. babasının önünde vuruyordu. Babam at koşturuşuma
baksın kıvansın, ok atışıma baksın güvensin, kılıç çalışıma baksın sevinsin
diyordu. O kırk namertler derler: Dirse Han, görüyor musun oğlanı, kırda bayırda
geyiği kovalıyor senin önüne getiriyor, geyiğe atarken ok ile seni vurup
öldürecek, oğlun seni öldürmeden sen oğlunu öldürmeğe bak dediler.

Oğlan geyiği kovalarken babasının önünden gelip gidiyordu. Dirse Han Korkut
sinirli sert yayını eline aldı. Üzengiye kalkıp kuvvetle çekti, doğrultup attı,
oğlanı iki küreğinin arasından vurup çaktı, yıktı. Ok isabet etti, alca kanı
fışkırdı koynu doldu, büyük cins atının boynunu kucakladı yere düştü. Dirse Han
istedi ki oğlancığının üstüne gürleyip düştü. O kırk namert bırakmadı. Atının dizginim
döndürdü, yurduna gelir oldu.

Dirse Han'ın hatunu oğlancığınım ilk avıdır diye attan aygır, deveden erkek
deve, koyundan koç kestirdi. Oğuz beylerine ziyafet vereyim dedi. Toparlanıp
yerinden kalktı, kırk ince kızı beraberine aldı, Dirse Han'a karşı vardı. Başını
kaldırdı Dirse Han'ın yüzüne baktı. Sağ ile soluna göz gezdirdi, oğlancığını
görmedi. Kara bağrı sarsıldı, bütün yüreği oynadı, kara süzme gözleri kan yaş doldu. Çağırıp Dirse Han'a söyler, görelim hanım ne söyler:


Beri gel başımın bahtı evimin tahtı

Han babamın güveyisi

Kadın anamın sevgisi

Babamın anamın verdiği

Göz açıp da gördüğüm

Gönül verip sevdiğim

A Dirse Han

Kalkarak yerinden doğruldun

Yelesi kara cins atına sıçrayıp bindin

Göğsü güzel koca dağa ava çıktın

İki vardın bir geliyorsun yavrum hani

Karanlık gecede bulduğun oğul hani

Çıksın benim görür gözüm a Dirse Han yaman seğriyor

Keşlisin oğlanın emdiği süt damarım yaman sızlıyor

San yılan sokmadan akça temin kalkıp şişiyor

Yalnızca oğul görünmüyor bağrım yanıyor

Kuru kuru çaylara su saldım

Kara elbiseli dervişlere adaklar verdim

Aç görsem doyurdum çıplak görsem donattım

Tepe gibi et yığdım göl gibi kımız sağdırdım

Dilek ile bir oğul zorla buldum

Yalnız oğul haberini a Dirse Han söyle bana

Karşı yatan Ala Dağdan bir oğul uçurdunsa söyle bana

Taşkın akan koşan sudan bir oğul akıttınsa söyle bana

Aslan ile kaplana bir oğul yedirdinse söyle bana

Kara giyimli azgın dinli kafirlere bir oğul aldırdınsa söyle

bana

Han babamın katına ben varayım

Ağır hazine bol asker alayım

Azgın dinli kafire ben varayım

Paralanıp cins atımdan inmeyince

Yenim ile alca kanımı silmeyince

Kol but olup yer üstüne düşmeyince

Yalnız oğul yollarından dönmeyeyim

Yalnız oğul haberini a Dirse Han söyle bana

Kara başım kurban olsun bugün sana


dedi. feryat figan eyledi ağladı. Böyle deyince Dirse Han hatununa cevap
vermedi, o kırk namert karşı geldi, der: Oğlun sağdır esendir, avdadır, bugün
yarın nerde ise gelir, korkma kaygılanma, bey sarhoştur cevap veremez dediler.

Dirse Han'ın hatunu çekildi geri döndü. Dayanamadı, kırk ince kızı beraberine
aldı. büyük cins ata binip oğlancığım aramağa gitti. Kışta yazda karı buzu
erimeyen Kazılı Dağına geldi çıktı. Alçaktan yüce yerlere koşturup çıktı. Baktı
gördü bir derenin içine karga kuzgun iner çıkar, konar kalkar. Büyük cins atını
ökçeledi, o  tarafa yürüdü.

Meğer sultanım, oğlan orada yıkılmıştı. Karga kuzgun kan görüp oğlanın üstüne
konmak isterdi. Oğlanın iki köpekceğîzi var idi. kargayı kuzgunu kovalardı,
kondurmazdı. Oğlan orada yıkılınca boz atlı Hızır oğlana hazır oldu. üç defa
yarasını eli île sıvazladı, sana bu yaradan korkma oğlan ölüm yoktur, dağ çiçeği
ananın sütü ile senin yarana merhemdir dedi, kayboldu.

Oğlanın anası oğlanın üstüne koşturup çıka geldi. Baktı gördü oğlancığı alca
kana bulanmış yatıyor. Çağırarak oğlancığına söyler, görelim hanım ne söyler:

Der:

Kara süzme gözlerim uyku bürümüş aç artık

On iki kemikçiğin harap olmuş topla artık

Tanrının verdiği tatlı canın seyranda imiş yakala artık

Öz gövdende canın var ise oğul haber bana

Kara başım kurban olsun oğul sana

Akar senin suların Kazılık Dağı

Akar iken akmaz olsun

Biter senin otların Kazılık Dağı

Biter iken bitmez olsun

Koşar senin geyiklerin Kazılık Dağı

Koşar iken koşmaz olsun taş keşlisin

Ne bileyim oğul arslandan mı oldu

Yoksa kaplandan mı oldu ne bileyim oğul

Bu kazalar sana nereden geldi

O gövdende canın var ise oğul haber bana

Kara başım kurban olsun oğul sana

Ağız diden bir kaç kelime haber bana
dedi. Böyle diyince oğlanın kulağına ses geldi. Başını kaldırdı, ansızın gözünü
açtı anasının yüzüne baktı. Söylemiş, görelim hanım ne söylemiş:

Der:


Beri gel ak sütunu emdiğim kadınım ana

Ak bürçekli izzetli canım ana

Akanlardan sularına beddua etme

Kazılık Dağının günahı yoktur

Bitenlerden otlarına. beddua etme

Kazılık Dağının suçu yoktur

Koşan geyiklerine beddua etme

Kazlık Dağının günahı yoktur

Arslan ile kaplanma beddua etme

Kazılık Dağının suçu yoktur

Beddua edersen babama et

Bu suç bu günah babamdandır


dedi. Oğlan yine der: Ana ağlama, bana bu yaradan ölüm yoktur korkma, boz atlı
Hızır bana geldi, üç kerre yaramı sıvazladı, bu yaradan sana Ölüm yoktur, dağ
çiçeği, ananın sütü sana merhemdir dedi. Böyle diyince kırk ince kız yayıldılar,
dağ çiçeği topladılar. Oğlanın anası memesin! bir sıktı sütü gelmedi. iki sıktı
sütü gelmedi, üçüncüde kendisini zorladı, iyice doldu, sıktı süt ile kan karışık
geldi. Dağ çiçeği ile sütü oğlanın yaraşma sürdüler. Oğlanı ata bindirdiler,
alarak yurduna gittiler. Oğlanı hekimlere emanet edip Dirse Han'dan sakladılar.
At ayağı çabuk, ozan dili çevik olur. Hanım, oğlanın kırk günde yarası iyileşti,
sapa sağlam oldu. Oğlan ata biner kılıç kuşanır oldu, av avlar kuş kuşlar oldu.
Dirse Han'ın haberi yok, oğlancığını öldü biliyor.

O kırk namertler bunu duydular, ne eyleyelim diye konuştular. Dirse Han eğer
oğlancığını görürse, bırakmaz bizi hep öldürür dediler. Gelin Dirse Han'ı
tutalım, ok ellerini ardınabağlayalım, kıl sicim ok boynuna takalım, alıp kafir
ellerine yönelelim diyerek. Dirse Han'ı tuttular. Ak ellerini ardına bağladılar,
kıl sicim boynuna taktılar, ok etinden kan çıkıncaya kadar dövdüler. Dirse Han yayan, bunlar atlı yürüdüler, alıp kanlı kafir ellerine yöneldiler. Dirse Han
esir oldu gider. Dirse Han'ın esir olduğundan Oğuz beylerinin haberi yok.

Meğer sultanım, Dirse Han'ın hatunu bunu duymuş. Oğlancığına karşı varıp
söylemiş, görelim hanım ne söylemiş:

Der:


Görüyor musun ay oğul neler oldu

Sarp kayalar oynamadı yer oyuldu


yurtta düşman yok iken senin babanın üstüne düşman geldi, o kırk namertler
babanın arkadaşları baban; tuttular, ak ellerini ardına bağladılar, kıl sicim ek
boynuna taktılar, kendileri atlı babanı yayan yürüttüler, alıp kanlı kafir
ellerine yöneldiler, hanım oğul kalkarak yerinden doğrul, kırk yiğidim
beraberine al, babanı o kırk namertten kurtar. yürü oğul. baban sona kıydı ise
sen babana kıyma, dedi. Oğlan anasının sözünü kırmadı. Boğaç Bey yerinden
kalktı, kora çelik öz kılıcını beline kuşandı, ok kirişli sert yayını eline
aldı, altın mızrağını koluna aldı, büyük cins atını tutturdu sıçrayıp bindi,
kırk yiğidini beraberine aldı, babasının ardınca koşturup gitti.

O namertler de bir yerde konmuşlardı, al şarabın keskininden içiyorlardı. Boğaç
Han sürüp yetişti. O kırk namert de bunu gördüler. Dediler: Gelin varalım şu
yiğidi tutup getirelim, ikisini bir arada kafire yetiştirelim dediler. Dirse Han
der:


Kırk yoldaşım aman

Tanrının birliğine yoktur güman


benim elimi çözün, kolca kopuzumu elime verin, o yiğidi döndüreyim, ister beni
öldürün ister diriltin, bırakı verin dedi. Elini çözdüler, kolca kopuzunu eline
verdiler. Dirse Han oğlancığı olduğunu bilmedi, karşı geldi. Söyle, görelim
hanım ne söyler :

Der:


Boynu uzun büyük cins atlar gider ise benim gider

Senin de içinde bineğin var ise söyle bana

Savaşmadan vuruşmadan alı vereyim dön geri

Ağıllardan on bin koyun gider ise benim gider

Senin de içinde etliğin var ise söyle bana

Savaşmadan vuruşmadan alı vereyim dön geri

Develerden kızıl deve gider ise benim gider

Senin de içinde yük taşıyıcın var ise söyle bana

Savaşmadan vuruşmadan alı vereyim dön geri

Altın başlı otağlar gider ise benim gider

Senin de içinde odan var ise yiğit söyle bana

Savaşmadan vuruşmadan alı vereyim dön geri

Ak yüzlü ela gözlü gelinler gider ise benim gider

Senin de içinde nişanlın var ise yiğit söyle bana

Savaşmadan vuruşmadan alı vereyim dön geri

Ak sakallı ihtiyarlar gider ise benim gider

Senin de içinde ak sakallı baban var ise yiğit söyle bana

Savaşmadan vuruşmadan kurtarayım dön geri

Benim için geldin ise oğlancığımı öldürmüşüm

Yiğit sana günahı yok dön geri



dedi. Oğlan burada babasına söylemiş, görelim hanım ne söylemiş:.



Boynu uzun büyük cins atlar senin gider

Benim de içinde bineğim var

Bırakmam12 yok kırk namerde

Develerde kızıl deve senin gider

Benim de içinde yük taşıyıcım var

Bırakmam yok kırk namerde

Ağıllarda on bin koyun senin gider

Benim de içinde etliğim var

Bırakmam yok kırk namerde

Ak yüzlü ela gözlü gelin senin gider ise

Benim de içinde nişanlım var

Bırakmam yok kırk namerde

Altın başlı otağlar senin gider ise

Benim de içinde odam var

Bırakmam yok kırk namerde

Ak sakallı ihtiyarlar senin gider ise

Benim de içinde bir aklı şaşmışşuuru yitmiş ihtiyar babam var

Bırakmam yok kırk namerde


dedi. Kırk yiğidine tülbent salladı, el eyledi. Kırk yiğit büyük cins atım
oynattı, oğlanın etrafına toplandı. Oğlan kırk yiğidini beraberine aldı, at
tepti, cenk ve savaş etti. Kiminin boynunu vurdu, kimini esir eyledi. Babasını
kurtardı, çekildi geri döndü. Dirse Han burada oğlancığının sağ olduğunu bildi.
Hanlar hanı Bayındır  oğlana beylik verdi, taht verdi, dedem Korkut destan söyledi deyiş dedi, bu
Oğuznameyi düzdü koştu, böyle dedi:


Onlar da bu dünyaya geldi geçti

Kervan gibi kondu göçtü

Onları da ecel aldı yer gizledi

Fani dünya yine kaldı

Gelimli gidimli dünya

Son ucu ölümlü dünya


Kara ölüm geldiğinde geçit versin. Sağlıkla, akılla devletini Hak artırsın. O
övdüğüm yüce Tanrı dost olarak medet eriştirsin.

Dua edeyim hanım: Yerli kara dağların yıkılmasın. Gölgeli büyük ağacın
kesilmesin Taşkın akan güzel suyun kurumasın. Kanatlanın uçları kırılmasın.
Koşar iken ak boz atın sendelemesin. Vuruşunca kara çelik öz kılıcın
çentilmesin. Dürtüşürken alaca mızrağın utanmasın. Ak bürçekli ananın yeri
cennet olsun. Ak sakallı babanın yeri cennet olsun. Hakkın yandırdığı çırağın yana dursun. Kadir Tanrı seni namerde muhtaç eylemesin hanım hey!...

 

 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=