medeniyetimiz - BAŞARISIZLAR

 
medeniyetimiz
Ana Sayfa
Ahilik
Arif Molu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
Dede Korkut Destanları
Ders Ders Bakmayın
Diline Sahip Ol!
Ebru
Güzel Dinimiz
Geleneğin Gücü
Hat
Kişisel Gelişim
=> BAŞARISIZLAR
=> KİŞİSEL GELİŞİM KARTLARI
=> Rocky, motivasyon
=> Müthiş Bir Başarı Öyküsü, Paul Jobs
=> 7 Adımda Mutluluk
=> Kendinize güvenmenin 14 yolu
=> Başarı ve Aile
=> Başarılı İnsan Olmanın Sırları
=> Başarılı İnsan, Başarısız İnsan, şiiri
=> Kırık Cam Teorisi
=> Öykü
Kuş Evleri
Kültür ve Medeniyet Kavramları
Lale ve Gül
Minyatür
Mizah
Müzik
Nevruz
Oğuz Kağan'ın Torunları
Osmanlı Medeniyeti
Örnek Şahsiyetler
Pardus
Problemler ve çözümleri‏
Projelerim
Sayokan , Spor ...
Sosyal Sorumluluk Projesi
Şiiristan
Tıp
Türk Birliği
Türk Piramitleri
Veli Kitabı
Güzel Siteler
Yabancı Ülkelerdeki Türk Milletvekilleri
Türk Lirası'nın simgesi
Ziyaretçi Defteri
Kemal Sunal Filmleri Özelinde Eski Türk Filmlerinin Zararları
Yerli-Milli Yazılımlar
   





 
Boksta Türk şampiyon
25 Kasım 2007 Pazar 22:00
Boksta bir Türk, Dünya şampiyonu oldu. Ring, Türkiye sesleri ile inledi.


Almanya'nın Dresden kentinde düzenlenen boks turnuvasında dün gece yarı ağır sıklette mücadele eden Fırat Arslan (37), Amerikalı rakibi Virgil Hill'i puanla yenerek WBA Dünya Şampiyonluğu kemerinin sahibi oldu.

Alman ikinci televizyon kanalı ZDF tarafından naklen yayınlanan karşılaşmada Fırat, tüm raundlarda üstün bir oyun sergileyerek, tüm hakemlerden Hill'e göre daha fazla puan aldı ve böylece WBA Dünya Şampiyonluğu unvanını da Amerikalı boksörün elinden aldı.

Karşılaşmayı televizyonları karşısında yaklaşık 3,18 milyon insanın seyrettiği kaydedildi.

Fırat, karşılaşmadan sonra yaptığı açıklamada, ''18 yaşındayken dünya şampiyonu olacağımı söylediğimde benimle dalga geçmişlerdi. Şumdu bunu başardım ve çok mutluyum'' dedi.

Hill de Fırat'ın hiç beklemediği kadar iyi olduğunu ifade ederek, ''Fırat çok büyük bir performans sergiledi. Yıllarca yaptığı çalışmaların karşılığını aldı'' şeklinde konuştu. 


      

  BAŞARISIZLIK MI? HADİ CANIM SEN DE...

 

- Müzik öğretmeni Beethoven’a; “Besteci olması imkansız!” demişti. Oysa o, insanlık tarihinin en büyük bestecilerinden birisi oldu.

 - Öğretmenleri Edison’u, hiçbir şey öğrenemeyecek kadar aptal bulurlardı. Edison’un kim olduğunu söylememize gerek var mı?

- Walt Disney, bir gazetenin yazı işleri müdürü tarafından; “İşe yarar fikirleri olmadığı” gerekçesi ile kovulmuştu. Walt Disney, film ve eğlence endüstrisinde devrimler yapmıştır.

- Churchill, orta okulda sınıfta kalmıştı. Daha sonra İngiltere’nin en sevilen başkanlarından biri oldu.

- Barış Manço müzik dersinden ikmale kalmıştı. Günümüzde ölümünün ardından bile tüm çocukların Barış abisi ve şarkıları hala dillerde ve yüreklerde.

 - Micheal Jordan, okul basketbol takımından atıldığı için basketbolu bırakmıştı. Daha sonra dünyanın en iyi basketbolcularından birisi oldu.

- Einstein, dört yaşına kadar konuşamamıştı. Matematik dersinden çok başarısız olduğu için ilkokuldan atılmıştı. Oysa biz onu şimdi, yüzyılımızın en büyük bilgini olarak biliyoruz.

- Charles Dickens, yüzlerce kapıdan “Sen yazar olamazsın.” denilerek geri çevrilmişti. Daha sonra kitapları bir çok dilde yayınlanmış ve milyonlarca satmıştır.

- Müzik yapımcıları Elvis Presley’e şöyle demişlerdi; “Hiçbir işe yaramazsın, en iyisi kamyon sürücülüğüne geri dönmen.” Elvis Presley yaptığı müziklerle milyonları coşturmuştur. 

BEYNİN SIRRINI ÇÖZEN TÜRK 

                                                                  

  Onur Güntürkün'e bilim çevreleri Türk Hawking diyor. O da Hawking gibi tekerlekli sandalyeye mahkum ve o da bir dahi... Prof. Güntürkün, beynin iki yarısının farklı çalıştığını kanıtlayıp, Almanya'nın en büyük tıp ödülünü kazandı.

Onur Güntürkün, 4 yaşında çocuk felci geçirip tekerlekli sandalyeye mahkum oldu. Yılmadı. Türkiye'de liseyi bitirip Almanya'ya gitti, beyin alanında uzmanlaştı. 35 yaşında profesör, 4 yıl sonra ordinaryüs profesör oldu.

Şimdi 44 yaşında ve RUB Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dekanı. Prof. Güntürkün beyinle ilgili birçok buluşa imzasını attı. En önemlisi, beynin iki yarısının farklı çalıştığını kanıtlaması. Bu buluşu 1 milyon marklık Krupp Bilim Ödülü'nü kazandırdı, Nobel adayları arasına soktu.

Beynin sırrını çözen dahi Türk
Prof. Onur Güntürkün beynin iki yarısının farklı çalıştığını kanıtlayıp, Almanya'nın en büyük tıp ödülünü kazandı. İşte Prof. Güntürkün'ün bilim çevrelerindeki adı: Türk Hawking

Türk Mucitler 

Buluşlar, barut, kâğıt, pusula, yoğurt benzeri diğer icatlar gibi şu an için dünya literatürüne geçmemiş olsa da Türk mucitler üretmeye devam ediyor. Genellikle var olan sistemleri daha konforlu ve kullanışlı hale getirmeye yarayan; ama yeni haliyle değeri trilyonları aşan buluşların yurtdışından da talibi oluyor. Örneğin Giresun eski milletvekili Turan Alçelik’in ‘göz kamaştırmayan far sistemi’ otomotiv devlerini peşinden koşturuyor. Adapazarılı elektrikli eşya tamircisi İsmail Hizmet’in ‘elektrikli ısıtıcı’ buluşuna bir firma 3 milyon dolar teklif etmiş. Daha 7 yaşındayken ilginç fikirleriyle ortaya çıkan Prof. Dr. Ali Okatan ise adeta buluş makinesi gibi çalışıyor... 


                                          

Göz almayan far

Son yılların en önemli icatlarından birine eski bir milletvekili imza attı. 20. dönem Giresun milletvekili Turhan Alçelik’in göz kamaştırmayan far sisteminin ekonomik değeri milyar dolarlarla ifade ediliyor. Türkiye’nin tarihinde ilk kez Birleşmiş Milletler’e taşıdığı teknik proje, Dr. Turhan Alçelik’in 11 yıllık çalışmasının ürünü. BM’nin bütün dünyada ‘mecburi standart’ olmasına karar verdiği buluş, patent alınabilmesi durumunda bütün motorlu araçlarda kullanılacak. Kore Cumhurbaşkanı’nın Türkiye’yi ziyareti sırasında kendisine özel yapılan sunumda hayranlıkla izlediği göz kamaştırmayan far sistemi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da gündeminde. Bu projeye BM’ye bağlı Uluslararası Patent Enstitüsü tarafından ‘geçici koruma’ sağlandı. 

Mucit profesör icada doymuyor

Bahçeşehir Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Okatan da mucit Türklerden. Otomobiller için kara kutu ve uydu takip sistemi, pilsiz dizüstü bilgisayarı, uzaktan fabrika ve ev otomasyon cihazı gibi icatlara imza atan Prof. Okatan en son ‘akıllı bilezik’i icat etti. Hasta ya da yaşlı kişi kendini çok kötü hissederse, saat üzerindeki bir düğmeye basarak sağlık kurumu, daha önceden belirlenen bakıcı, akraba, oğlu ya da kızının telefonlarını arayarak imdat çağrısı yapabiliyor. Bunun için konuşma yapması gerekmiyor. Cihaz içindeki mesaj hem cep telefonlarına yazılı hem de sabit telefonlara sesli mesaj olarak gidiyor. Ayrıca, sağlık kurumundaki doktor da bilgisayarından hastaya ait verileri isterse sürekli olarak takip edebiliyor. Prof. Dr. Ali Okatan’ın bir başka önemli buluşu ise ‘Beni ara’ adını verdiği cihaz. Normal bir saatin içine yerleştirilen cihaz, deprem anında ya da bir başka felaket anında cihazı taşıyanın nerede olduğunu bildiriyor.


Su ile çalışan soba

Adapazarı’nda yaşayan elektrikli eşya tamircisi İsmail Hizmet, 20 yıl çalışıp, elektrikli ısıtıcıya göre yüzde 70 daha az elektrik harcayan ısıtma sistemi geliştirdi. Ürününe geçen yıl patent alan İsmail Hizmet’e bir firma 3 milyon dolar teklif etmiş, ancak kabul etmemiş. Hizmet’in icadı su ile çalışıyor ve benzerlerine göre yüzde 70 daha az elektrik harcayarak 12 metrekarelik odayı 20 dakikada ısıtabiliyor. İki üretici firma Hizmet’le görüşmüş; ancak üretim aşamasında kendisine izin vermedikleri için 3 milyon dolarlık lisans teklifini geri çevirmiş. Patent uzmanları ürünün üzerine düşülmesi halinde ileride önemli bir marka olarak ortaya çıkabileceğini aktarıyor.

Bursa’nın İnegol ilçesinde emekli polis memuru Salih Altay ise soba zehirlenmelerinden etkilendiği için ‘Hava sirkülasyonlu soba’ üretmiş. 2005 yılında ürününe patent alan Altay’ın geliştirdiği soba doğalgaz, likit gaz veya katı yakıtla çalışabiliyor. Ağırlığı 80 kilogramı bulan sobanın Salih Altay’a maliyeti 300 YTL. Soba şöyle çalışıyor: Sobanın baca çıkışı haricinde bir de alt bölümde temiz havanın ısınacağı bölümü bulunuyor. Bu bölümün altında temiz havayı yayacak fan mevcut. Burada ısınan hava, fanın yardımıyla sobanın yanlarına eklenen borularla odalara yayılıyor. Sobanın ısıtma değerleri de ayarlanabiliyor.


Tüpe gerek yok, çay ve mangal bir arada

Konyalı öğretmen Şükrü Kaya ise ‘mangallı semaver’ adını verdiği ürünü için patent aldı. Öğretmen mucidin icadının en önemli özelliği, hem mangal hem de çay demleme işini bir arada yapabilmesi. Ürün eski bir elektrikli semaverin bozulmasıyla ortaya çıkıyor. Buluş mangalın üzerine yerleştirilen bir metal düzenek yardımıyla semaverin yerleştirilmesi sonucu ortaya çıkmış. Yanan mangalın çevresinde bulunan özel bölmedeki su ısınarak yukarıdaki semavere sıcak su akışını sağlıyor. Semaverdeki çay demlenirken, siz de mangalın üzerinde etinizi pişirebiliyorsunuz.


Atomik kuvvet mikroskobu

Bilkent Üniversitesi Elektrik-Elektronik Bölümü mezunu Özgür Şahin, atomik çözünürlükte resim alma kabiliyetine sahip bir cihaz olan “Atomik Kuvvet Mikroskobu”nu geliştirdi. Şahin’in geliştirdiği mikroskop, özellikle moleküler büyüklükteki biyolojik parçacıkların analizinde faydalı olurken, medikal araştırmacılara biyolojik araştırmaları için yeni bir kapı açtı. Şahin’in icadı ABD’de lisansüstü ve doktora öğrencileri arasında yapılan yarışmada, Amerikan Patent Ofisi’nin en büyük ödülünü aldı.


Her televizyona farklı reklam

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi eski öğretim üyelerinden Rıfat Aras da mucit akademisyen. Aras, ‘Aynı televizyon yayınına farklı bölgelerde farklı altyazı ve reklam yüklenmesine’ imkan tanıyan teknik buluşu için Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı’na başvurdu. Aras’ın buluşu Türk Patent Enstitüsü dahil onlarca Avrupa ülkesinden patent aldı. Viyana Patent İnceleme Merkezi’nde yapılan inceleme sonunda buluş tescil edilerek, “Televizyon Devamlılık Stüdyosu Kontrollü, Uzak İstasyon Yayınlarının Farklılaştırılması, Değiştirilmesi, Denetimi, Yönetimi, Sistemi ve Yöntemi’’ adıyla kayıtlara geçti. 
Zaman Gazetesi / ALPER SANCAR, İSA YAZAR

 

                     
                                                

 

Sitesi, dünya çapında pazar oldu 
14/10/2007 

1 milyon 200 bin dolar değer biçilen sitenin Rusya, İngiltere, Azerbaycan, İran, Ukrayna ve İsrail'den Türkiye pazarına girmek isteyen 300 üyesi var. Akdeniz Üniversitesi Korkuteli Meslek Yüksekokulu Tarımsal Pazarlama Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Akın, doğru pazarlanamayan tarım ürünlerinin satılabilmesi için farklı çözüm arayışlarına girdi.

ÇİFTÇİNİN SANAL PAZARI

Üreticiyi, internet üzerinden tüketiciyle buluşturmak için o yıllarda tarimsalpazarlama.com sitesini kuran Akın'a, önce “günah” diyen üretici, artık keçisini, biberini, elmasını internetten pazarlıyor. Akın'ın 4 yıl önce, henüz üniversite öğrencisiyken açtığı sitenin bugün 20 bin 12 üyesi var. Köylerinde ürettikleri bal, domates ya da besledikleri keçi ve koyunun yanı sıra üreticilerin tarım ekipmanları da sitede pazarlanıyor. Küçük üreticiler, ürünlerini site kanalıyla Rusya, İsrail veya Almanya'ya bile pazarlayabiliyorlar. Tarım sektöründe işçi ve iş arayanları buluşturacak tarimkariyer.net ve tarımsal emlak arayan ve satanları bir araya getirecek siteleri de hizmete sokacaklarını belirten Akın, Ramazan Bayramı'nın ardından ücretsiz eğitim çalışmalarına başlayacaklarını kaydetti.

Milyon dolarlık teklif

Tülin Akın, 4 yıl önce ilgi görmeyen siteye bugün 1 milyon 200 bin dolar teklif verenler olduğunu söyledi. Akın, site üzerinden sadece bir firmanın 80 bin dolarlık ihracat yaptığını, İspanyol bir şirketin de site üzerinden Türkiye'de sulama bayiliği yapılandırmasını oluşturduğunu kaydetti. YENİ ŞAFAK



 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=