medeniyetimiz - Abdurrahim Karakoç

 
medeniyetimiz
Ana Sayfa
Ahilik
Arif Molu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
Dede Korkut Destanları
Ders Ders Bakmayın
Diline Sahip Ol!
Ebru
Güzel Dinimiz
Geleneğin Gücü
Hat
Kişisel Gelişim
Kuş Evleri
Kültür ve Medeniyet Kavramları
Lale ve Gül
Minyatür
Mizah
Müzik
Nevruz
Oğuz Kağan'ın Torunları
Osmanlı Medeniyeti
Örnek Şahsiyetler
Pardus
Problemler ve çözümleri‏
Projelerim
Sayokan , Spor ...
Sosyal Sorumluluk Projesi
Şiiristan
=> ÖZLEM ŞİİRLERİ
=> KAHRAMANLIK ŞİİRLERİ
=> Şiir Dinle
=> Nurullah Genç
=> Efkan Doğan
=> Sezai Karakoç
=> Abdurrahim Karakoç
=> Yavuz Bülent Bakiler
=> Şiir Sunuları
=> Cahit Zarifoğlu
=> Necip Fazıl Kısakürek
=> Türkiyem , Dr. Mehmet Güneş
=> Anneler Günü Şiir Dinletisi
=> Tarih ve Şiir Dinletisi
=> Sivasspor Marşı
Tıp
Türk Birliği
Türk Piramitleri
Veli Kitabı
Güzel Siteler
Yabancı Ülkelerdeki Türk Milletvekilleri
Türk Lirası'nın simgesi
Ziyaretçi Defteri
Kemal Sunal Filmleri Özelinde Eski Türk Filmlerinin Zararları
Yerli-Milli Yazılımlar
   





 

SAATI YOK

EREMİ YOK                  

 

 

Aşktan yana söz duyunca,

Ben hep seni düşünürüm.

Uçsuz hayaller boyunca,

Ben hep seni düşünürüm.

 

Yıldızlar kayar yüceden;

Renkler sıyrılır geceden;

Yüreğim sızlar inceden;

Ben hep seni düşünürüm.

 

Aklın ucu değer hiçe;

Yol ararım içten içe.

Kâinat uyur sessizce,

Ben hep seni düşünürüm.

 

Korkunun bittiği yerde

Haz duyarım perde perde.

Bir mezar görsem bir yerde,

Ben hep seni düşünürüm.

 

Zaman hep sonsuza akar;

Meyve dökülür, dal kalkar.

Çiçeklere bakar bakar,

Ben hep seni düşünürüm.

 

Rüzgâr eser ilden il’e;

Sağlıkta bitmez bu çile.

‘Var’dan öte, ‘Yok’ta bile

Ben hep seni düşünürüm.

 

                 ABDURRAHİM KARAKOÇ

                              VUR EMRİ

 

SEN VARSIN

 

Gönül tezgâhımda şiir dokudum,

İplik iplik nakışında sen varsın,

Aşk yolunun kanunu okudum,

Madde madde yokuşunda sen varsın.

 

Fikir vadisinden bir ırmak geçer,

Eğilir selviler suyundan içer,

Bağrında ay doğar, zambaklar açar,

Sessiz sessiz akışında sen varsın.

 

Öz-suyusun hayat denen şişenin;

Nedenisin keder ile neşenin.

Sevda cephesinde şehit düşenin

Donuk donuk bakışında sen varsın.

 

Hep senin renginde görünür bahar;

Yaprakta yeşilin, gülde kokun var.

Yama yama kalbimdeki yaralar;

Sıra sıra dikişinde sen varsın.

 

Gidip de yorulma çok uzaklara,

Sen-seni gel benim içimde ara…

Umut güneşimsin mor bulutlara

Girip girip çıkışında sen varsın.

                              

                             ABDURRAHİM KARAKOÇ

                                         VUR EMRİ

UNUTURSUN

 

 

‘Unutmak kolay mı?’ deme,

Unutursun Mihriban’ım.

Oğlun kızın olsun hele

Unutursun Mihriban’ım.

 

Zaman erir kelep kelep...

Meyva dalında kalmaz hep.

Unutturur birçok sebep,

Unutursun Mihriban’ım.

 

Yıllar sinene yaslanır;

Hâtıraların paslanır.

Bu deli gönül uslanır...

Unutursun Mihriban’ım…

 

Süt emerdin gündüz gece,

Unuttun ya büyüyünce…

Ha işte tıpkı öylece

Unutursun Mihriban’ım.

 

Gün geçer, azalır sevgi:

Değişir her şeyin rengi.

Bugün değil, yarın belki

Unutursun Mihriban’ım.

 

Düzen böyle bu gemide;

Eskiler yiter yenide.

Beni değil, sen seni de

Unutursun Mihriban’ım.

 

 

              ABDURRAHİM KARAKOÇ

                            VUR EMRİ





MİHRİBAN

(AŞK)

 

 Sarı saçlarına deli gönlümü

Bağlamışlar, çözülmüyor Mihriban.

Ayrılıktan zor belleme ölümü

Görmeyince sezilmiyor Mihriban.

 

Yâr, deyince kalem elden düşüyor;

Gözlerim görmüyor, aklım şaşıyor.

Lâmbamda titreyen alev üşüyor…

Aşk, kâğıda yazılmıyor Mihriban.

 

Önce naz, sonra söz ve sonra hile…

Sevilen seveni düşürür dile.

Seneler, asırlar değişse bile,

Eski töre bozulmuyor Mihriban.

 

Tabiblerde ilaç yoktur yarama;

Aşk deyince ötesini arama.

Her nesnenin bir bitimi var ama,

Aşka hudut çizilmiyor Mihriban.

 

Boşa bağlanmamış bülbül, gülüne;

Kar koysan köz olur aşkın külüne…

Şaştım kara bahtım tahammülüne;

Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban.

 

Tarife sığmıyor aşkın anlamı;

Ancak çeken bilir bu derdi, gamı.

Bir kör düğüm baştan sona tamamı…

Çözemedim, çözülmüyor Mihriban.

 

 

                       ABDURRAHİM KARAKOÇ

                                      VUR EMRİ



HELE

DURSUN

 

Aşkın sarıldı yakama;

Hasret yük oldu arkama;

Yazacak dertler çok ama,

-          Hele dursun.

 

Bugünden yarına göç var.

Gülüşünde bile suç var.

Alacak sayısız öç var,

-          Hele dursun.

                                                     

Neler ettin bana neler…

Makul değil bahaneler.

Gelsin gelecek seneler,

-          Hele dursun.

 

Zannetme ki giden gelmez;

İnişler yokuşsuz olmaz.

Böyle kazanç cepte kalmaz.

-          Hele dursun.

 

Karagözlü, vefasız yâr,

Söyleyecek çok sözler var;

Söylesem yâdeller duyar,

-          Hele dursun.

 

                                        

                  ABDURRAHİM KARAKOÇ

                                  VUR EMRİ


DÖNÜŞ

 

Bunca yıldır bir hiçliğe

Gittim, sana geliyorum…

Yeter artık, döne döne

Bittim, sana geliyorum

 

Durdum ve düşündüm demin;

Baktım, bu yol daha emin.

Ayrılmamaya bin yemin

Ettim, sana geliyorum.

 

Gözüm yaşlı, gönlüm garip…

Yalvarayım, dedim varıp;

Benliği benden çıkarıp

Attım, sana geliyorum.

 

Aşk tokmağı değdi örse;

Durmam gayri dünya dursa.

Dünden kalma neyim varsa

Sattım sana geliyorum.

 

Bıraktım öfkeyi, kini…

Oldum bir rahmet ekini.

Seni sevmenin zevkini

Tattım, sana geliyorum.

 

                  ABDURRAHİM KARAKOÇ

                                VUR EMRİ




SEN

 

Sen: Çamlı dağlardan ağaran şafak…

Sen: Duru göllerin nilüferisin.

Sen: Engin ovada sararan başak…

Sen: Umut kaynağı, alın terisin.

 

Sen: Gökte yıldızsın, uykularda düş…

Sen: Yeşil ekinsin, sen beyaz gümüş…

Sen: Mavi denizsin sise bürünmüş…

Sen: Sevda sırrının düğümlerisin.

 

Sen: Her güzelliğin canlı sergisi…

Sen: Kalb yarasının emi, sargısı…

Sen: Benim dileğim, Hakk’ın vergisi…

Sen: Gönlümde saplı aşk hançerisin.

 

Sen: Koyu gölgesin yaz sıcağında.

Sen: Olgun meyvesin dal kucağında.

Sen: Korsun, alevsin aşk ocağında…

Sen: Gadir Allah’ın şaheserisin.

 

Sen: ‘Ben’sin, gel gör ki ben ‘sen’ değilim.

Sen: Benim düşüncem, ruhum ve dilim…

Sen: Benim gözlerim, ayağım, elim…

Emin ol, sen bana benden berisin.

 

                            ABDURRAHİM KARAKOÇ

                                             VUR EMRİ



BEN

 

Ben: Karlı dağların deli rüzgârı...

Ben: Tozlu yolların demirbaşıyım.

Ben: suyu kurumuş sevgi pınarı…

Ben: Toprak bekçisi, mezar taşıyım.

 

Ben: Hep yıllar yılı kanayan çıban.

Ben: fikir sürüsün yitiren çoban.

Ben: Hayal peşinde çarıksız çoban…

Ben: Gurbet ağzında bulgur aşıyım.

 

Ben: Çürük bir gemi aşk denizinde…

Ben: Yağmur damlası dostun izinde…

Ben: Yanıp kül oldum aşkın közünde…

Ben: Karasevdanın sert yoldaşıyım.

 

Ben: Koyu düşmanım yersiz gülüşe.

Ben: Düşü vermişim bitmez bir düşe…

Ben: Bıldır ağlarım bu yıl ölmüşe…

Ben: Bensiz duygunun ilk savaşıyım.

 

Ben: Gönlü aklına uymayan deli…

Ben: Az düşünceden doymayan deli.

Ben: Beni ben diye saymayan deli…

Bırakın, ben benden uzaklaşacağım.

                                                                                                                                          

                          ABDURRAHİM KARAKOÇ

 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=